BÖLÜM HAKKINDA


AKDENİZ DÜNYASI ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI


Akdeniz Dünyası Araştırmaları Yüksek Lisans programı çerçevesinde, yaklaşık 400 yıl Akdeniz ve Akdeniz bağlantılı denizlerde söz sahibi olmuş, Akdeniz çevresindeki devlet ve milletlerle karışmış ve kaynaşmış olan Osmanlıların, Akdeniz’deki faaliyetleri, egemenlik politikaları, gerçekleştirdikleri deniz ticareti, deniz ulaşımı ve diğer devletlerle ilişkileri konusunda akademik çalışmalar yapılması öngörülmektedir.

Akdeniz’in parçası olarak tanımlanan Ege Denizi ve adalar da, bilimsel çalışmalar açısından aynı önemi taşımaktadır. Üstlendikleri önemli rolleri dikkate almak suretiyle Ege adalarındaki siyasî, idarî, askerî ve ticarî gelişmelerin yanı sıra, Ege Denizi’nde tarihî süreç içerisinde oluşan deniz hukuku gibi konuların araştırılması verimli ve yararlı sonuçlar doğuracaktır.

Bu program, Akdeniz Dünyasındaki devletler arası ilişkilere, ticarî gelişmelere ve deniz hukuku tarihinin oluşumuna yönelik çok farklı alanlarda araştırmalar yapılmasını sağlayacaktır. Bu çerçevede sadece Tarih değil İktisat, Sosyoloji, Coğrafya, Uluslararası İlişkiler ve Hukuk gibi Anabilim dallarına da katkıda bulunabilecek Akdeniz Dünyası Tarihi çalışmalarına başlanmıştır.

Akdeniz Dünyası Araştırmaları Yüksek Lisans Programı Prof. Dr. İdris BOSTAN başkanlığında yürütülmektedir.

Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kitap - Adriyatik’te Korsanlık - Osmanlılar, Uskoklar, Venedikliler 1575-1620 - Prof. Dr. İdris Bostan


Adriyatik’te Korsanlık - Osmanlılar, Uskoklar, Venedikliler 1575-1620

Prof. Dr. İdris Bostan’ın uzun yıllar süren araştırmaları sonucu ortaya çıkan Adriyatik’te Korsanlık kitabı korsanlığın geçmişine ışık tutuyor.

16. yüzyılın başlarından itibaren Adriyatik’te saldırılarını arttıran Uskoklar ve on­ların Osmanlı hedeflerine yönelttikleri saldırılar, Adriyatik’te Osmanlı korsan­lığının doğmasına ve Uskoklar kadar onların yardımcısı olduklarına inandık­ları Venediklilere yönelmesine yol açmıştı. Bu durum ise korsanlık hketlerinin or­taya çıkmasına ve giderek önem kazanmasına sebep oldu. Hatta Adriyatik’in dışında da olsa gerek Mağribli ve gerekse Moralı Osmanlı korsanlarının Adriyatik’e girerek buradaki ticaret ve korsanlık hareketlerine katılmışlardı.

Prof. Dr. İdris Bostan, Batılı tarihçilerin şimdiye kadar korsanlar üzerine sadece kendi arşivlerindeki belgelere dayanan araştırmalarına ek olarak Osmanlı arşivlerini de kullanıldığı, alanında bir ilk olan Adriyatik’te Korsanlık kitabını Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’ndeki çalışmalarının yanı sıra, muazzam Osmanlı belgeleri külliyatına sahip Venedik ve İspanya arşivlerindeki Osmanlı belgelerini inceleyerek kaleme aldı.

Batılılar tarafından "haydut" olarak gösterilen Osmanlı korsanlarının yanlış tanıtıldığını belirten, Osmanlı korsanları hakkındaki imajın düzetilmesi gerektiğini belirten İdris Bostan Adriyatik’te Korsanlık kitabında; Osmanlı Devleti'nin korsanlığa bakış açısı, Adriyatik'teki politikası, Venediklilerin korkulu rüyası haline gelen Novalı Levendler, Osmanlılara karşı yapılan ittifaklar, İnebahtı Savaşı gibi birçok konuyu ilk defa günyüzüne çıkarılan arşiv kaynaklarından istifade ederek ayrıntıları ile anlatılıyor.

Timaş Yayınları
Haziran 2009 İstanbul
ISBN: 978-975-263-998-0
252 Sayfa

Kitap - Akdeniz'in Büyük Korsanları - E. Hamilton Currey

Akdeniz'in Büyük Korsanları (Sea-wolves of the Mediterranean)

Akdeniz'in Büyük Korsanları, anlatım dili yumuşak, ye yer macera tadında ilerleyen ama gerçek tarihin güçlü kanıtlarla anlatıldığı bir yapıt. Kendisi de bir denizci olan Hamilton Currey, kişisel gözlemleriyle derin tarih bilgisini merak uyandıran bir kitapta birleştiriyor. Daha çok Müslüman korsanların altın çağı olarak bilinen döneme ışık tutan yapıt, korsanlık geleneğinin bilinmeyen yönlerini yaşanmış olaylardan hareketle anlatıyor.

Barbaros Hayreddin, Andrea Doria, Turgut Reis, Kılıç Ali Paşa, Oruç Reis ve şövalye geleneğinden gelen denizcilerin anlatıldığı Akdeniz'in Büyük Korsanları, Hıristiyan ve Müslüman korsanlar arasındaki farkı, ortak bağları ve en önemlisi din ve milliyet tanımayan yağma hırsını akıllardan çıkmayacak anekdotlarla birlikte sunuyor.

Korsanların Gelişi, Korsan Kralın Tanrılaşması, İtalya Sahillerine Baskın, Hıristiyan Orduların Toplanması, Preveze Savaşı, Kürek Donanması, Kadırga, Kalyon ve Nef gibi bölümlerden oluşan kitap, deniz korsanlarına olduğu kadar kara korsanlarına da yer veriyor.

Yazar: E. Hamilton Currey
Çeviren: Kerem Özdural
İstiklal Kitabevi
Kasım 2007 İstanbul
ISBN:975-6115-48-0
379 sayfa

Kitap - 16. Yüzyılda Adriyatik'te Korsanlık ve Eşkiyalık Senjli Uskoklar - Catherine Wendy Bracewell

Catherine Wendy Bracewell’in Adriyatik’te Korsanlık ve Eşkiyalık adlı eseri, okuru başka bir tarih yazımıyla karşı karşıya getiriyor. Tarih imparatorlukların, kralların ve devletlerin mi ? Bu tarihte eşkıyaların, korsanların, tarihin göz ardı ettiği “küçük insanların” payı yok mu? Bracewell bu kitabında, tarih sahnesinde yer almayan “küçük insanlar”ın hayatlarına odaklanarak, 16. yüzyılda üç imparatorluğun sınırlarındaki yaşamı, büyük bir canlılıkla anlatıyor.

Senjli uskoklar tarihte 16. yüzyılda, Osmanlı, Habsburg İmparatorlukları ve Venedik sınırlarında, Müslümanlara karşı “Hıristiyanlığın duvarı”nı oluşturma düşüncesiyle beslenen eşkıyalar ve korsanlar olarak bilinir. Ancak, Müslümanların malları kadar Hıristiyan ve Yahudilerin de mallarını yağmalayan uskoklara karşı Osmanlı İmparatorluğu savaşırken, Habsburg ve Venedik İmparatorlukları bu korsanları kendi amaçları için kullanmaya çalışmıştır.

Catherine Wendy Bracewell, farklı dillerdeki arşivleri büyük bir titizlikle ele alarak, uskokların sosyal, kültürel ve ekonomik tarihlerini okura sunarken, modern Avrupa’nın tarihinin anlaşılması için önemli kavramlar öneriyor; bu kavramlar, farklı bir tarih anlayışının ürünü. İdeoloji, sınır ekonomisi, dinsel görev, etnik köken ve kültürel kimlikler arasındaki bağların anlaşılması için farklı bir perspektif sunan bu çalışma, günümüzdeki “sınırların” anlaşılması, “küçük insanlar”ın hayatlarını anlamak için de önemli bir alternatif sunuyor.




Kitap - Osmanlı Denizgücü "Keşifler Çağında Osmanlı Denizgücü ve Doğu Akdenizde Diplomasi" - Palmira Brummett

Prof. Dr. İdris Bostan’ın danışman editörlüğünde hazırlanan bu kitap 16. yüzyıl tarihinin yeniden değerlendirilmesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa, Avrupa-Asya ve dünya tarihine daha fazla dahil edilmesini öneriyor. Eserde Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu’daki yayılması evrensel egemenlik iddiaları, Doğu Akdeniz’de güç elde etmeye yönelik politikalar ve Doğu ticaretinin kontrolünü ele geçirme mücadelesi bağlamında inceleniyor. Bu yeniden kavramlaştırmanın amaçları, Osmn Devleti’ni bir başrol oyuncusu olarak görmek, Keşifler Çağı temasında öne çıkarılmamış cephelere dikkat çekmek ve Avrupa-Asya dünyasındaki ilişkiler anlayışını fark söyleminin oluşturduğu sınırların ötesine taşımaktır.

Kitabın odak noktaları ticaret ve siyasettir; Osmanlı İmparatorluğu’nun biricik, etkisiz ve diğerlerinden uzak bir devlet olduğu görüşünü desteklemektense akademik tartışmalar ile ortaçağ sonundaki ve erken modern dönemdeki devletlerle ilgili mukayeseli analizlerde Osmanlı Devleti’nin ve Osmanlı seçkinlerinin ticarette bilinçli hareket ettikleri görüşünün yer almasına imkân tanımaktadır.

“Bu kitabın dikkate değer bütün tespitleri arasında bana göre belki en önemli olanı, daha çok Avrupalılar için “Coğrafi Keşifler Çağı” olması gereken 16. yüzyıl başlarında Doğu Akdeniz Havzasında yürütülen üstünlük mücadelesinde artık etkinliğini kaybetmiş Memlükler’le sahneye yeni çıkan Safeviler’in, kendileri gibi Türk ve Müslüman olan Osmanlılara karşı savaşırken bölgede söz sahibi olmak isteyen Venedik ve Portekiz’le işbirliği yapmalarına dikkat çekmesi yanında, yeniden şekillenen Akdeniz Dünyasındaki Osmanlı egemenliğinin Kızıldeniz’e taşınma teşebbüslerinde, bölgedeki uluslararası siyasetin ve siyasi dengelerin değişmesinde ve şimdiye kadar pek dikkat edilmeyen Osmanlı iç ve dış ticaretinin etkin konuma gelmesinde Osmanlı Denizgücünün rolüne işaret etmesidir.” - İDRİS BOSTAN

“Osmanlı Devleti’nin rakipleri arasında bir deniz imparatorluğu olması konusunda sunduğu ikna edici görüşler Osmanlı İmparatorluğu’ndaki merkantilizmin genellikle göz ardı edildiği 16. yüzyıl genel tarihi için taze bir nefes.” - VIRGINIA H. AKSAN

“Brummett'in özellikle "Batı" tarihçiliğinde ortaya çıkan çarpıtmayı (kendi ifadesiyle distortion'u) sergilemesi bu alanda onarılması gereken önyargıları belirlemiştir ki çok önemli ve cesaretli bir görev olarak takdir edilmelidir.” - SALİH ÖZBARAN

Osmanlı Denizgücü “Keşifler Çağında Osmanlı Denizgücü ve Akdeniz’de Diplomasi”
Yazar: Palmira Brummett
Çeviren: Nazlı Pişkin
Timaş Yayınları
Şubat 2009 İstanbul
ISBN: 9789752638921
302 sayfa

Kitap - Tarih Boyunca Akdeniz Uygarlıkları

Akdeniz Nedir?

David Abulafia, Oğlak Yayınları Güzel Kitaplar Dizisi'nin yeni kitabı Tarih Boyunca Akdeniz Uygarlıkları'na bu soruyla başlıyor. Deniz ve güneş, palmiye ağaçları, açık pazarlar, huzur ve keyif... Artık dünyanın merkezi olmayan bu bölge, sarsıntıların büyük ölçüde sona erdiği tatlı bir dinginlik diyarı... Dünyanın seçkin üniversitelerinden dokuz yazarın kendi uzmanlık alanlarında ele aldıkları on makale, Akdeniz'in fetihlerle, din çatışmaları ve imparatorluklar arası husumetle doğmuş Batı uygarlığının beşiği olduğu gerçeğini temel alan yazılardan oluşuyor. 21. yüzyılda sona ermekten uzak görünen dinler çatışmasının merkezi Akdeniz'in bugününü, geçmişin perspektifinden incelemeye davet ediyor okuyucuları.

Akdeniz kimliğini belirleyen esasların da sorgulandığı kitap, 161'i renkli, 308 görsel malzemeyle yalnızca konunun uzmanlarının değil, konuyla ilgilenen bütün okurların ilgisini çekecek.

"Akdeniz tarihi parçalarının toplamından daha fazlasıdır." Bu görüş temel alınacak olursa, o tarihin aktarımı da Akdeniz'i sınırlayan ülkelerin tarihinin yazımından öteye geçmelidir. "Tarih Boyunca Akdeniz Uygarlıkları", konusunun uzmanı yazarların zevkle okunan yazılarıyla, güzel belge fotoğrafları ve kaliteli baskısıyla, "... önceki binyılın daha kapsamlı denizinden çok farklı bir karaktere bürünmeye başlayan günümüzün küreselleşmiş Akdeniz'ini" anlatan eksiksiz bir belge sunuyor.

Kitap - Faruk Tabak - The Waning of the Mediterranean, 1550--1870: A Geohistorical Approach

Faruk Tabak'ın son kitabı "The Waning of the Mediterranean, 1550--1870: A Geohistorical Approach" yayımlandı. Tabak, Akdeniz'in öyküsünü, ünlü Fransız tarihçi Fernand Braudel'in "Akdeniz ve Akdeniz Dünyası" adlı klasik eserinde bıraktığı yerden devam ettiriyor.

16. yüzyıldan sonra Akdeniz'in bir bölge olarak yaşamaya nasıl devam ettiğini, siyasi birimlerden tarımsal ürün tiplerine kadar her şeyin birbiriyle örtülü olarak geliştiğini gösteren bu çok zengin ve önemli eserin 46 sayfa tutan kaynaklar bölümünde hem dünyadaki yüksek karbondioksit oranına hem de Ankara keçisinin özelliklerine değinen eserler var.

The Waning of the Mediterranean, 1550-1870: A Geohistorical Approach
Yazar: Faruk Tabak
The Johns Hopkins University Press
Şubat 2008
ISBN-10: 0801887208
ISBN-13: 978-0801887208
448 sayfa

Kitap - Fernand Braudel - Akdeniz ve Akdeniz Dünyası

Fernand Braudel´in Lübeck esir kampında kaleme aldığı ve Mart 1947´de savunduğu "II. Felipe Dönemi´nde Akdeniz ve Akdeniz Dünyası" adlı tezi bazı tarihçileri şaşırtırken, diğer bazılarını da büyülemiştir; bu tez kısa bir süre sonra yeni bir tarih görüşünü ortaya atmıştır. Yirmi yıllık bir çalışmanın ürünü olan Akdeniz, ilk kez 1949´da yayınlanmıştır. Sonradan defalarca güncelleştirilmiş, genişletilmiş, yeniden yazılmıştır. Eser İngilizce, İtalyanca, İspanyolca ve Lehçeye çevrilmiş ve İtalya ile Fransa´da yayınlanan bir televizyon dizisinin ilham kaynağı olmuştur.

İlk Basıma Önsözden Alıntı

"Akdeniz'i ihtirasla sevdim, kuşkusuz kuzeyden geldiğim için, tıpkı çok sayıda başkaları gibi ve birçok insanlardan sonra. Ona uzun inceleme yıllarımı sevinçle tahsis ettim-benim için bu, bütün gençliğimden de uzun bir süreydi. Bunun karşılığında, bu sevincin birazının ve ışığının çoğunun bu kitabın sahifelerini aydınlatmasını temenni ediyorum. İdeal olan kuşkusuz, romancılar gibi kahramanı keyfimize göre yerleştirmek, onu gözden hiç kaybetmemek ve o koskoca biraradalığını sürekli olarak hatırlamak olacaktır. Ne yazık ki, veya ne mutlu ki, mesleğimiz romanın hayranlık verecek esenliklere sahip değildir. Temenni ettiğim üzere, bu kitaba yanaşmak isteyen okuyucu, demek ki İç Deniz hakkında kendi anılarını, ğörüşlerini de beraberinde getirip metnimi renklendirirse ve elinden geldiğince yapmaya çalıştığım gibi, bu geniş varlığı yeniden yaratma konusunda bana yardımcı olursa, çok iyi birşey yapmış olur... Denizin görülebildiği ve sevilebildiği haliyle, geçmişi hakkında olabilecek en büyük belgeyi meydana getirdiğini düşünüyorum. Sorbonne'da hocam olan coğrafyacıların öğrettiklerinden sadece bunu muhafaza edebildiysem de, onu o kadar inançlı bir şekilde korudum ki, giriştiğim bu işin tüm anlamını o verdi."